Mart 08, 2012

Müslüm Gürses - Sebahat Abla


Kahvenin önünden,
Şöyle salınıp geçerken,
Hayat dururdu sanki,
Zamana değmeden.
Bulaşır neşesi,
Konuşup söylerken,
Dağılırdı gam keder,
İnsanın kalbinden.

Mahallenin sevgilisi,
Kadeh gibi çınlar sesi,
Yaz kış açık penceresi,
Ah, Sebahat Abla…

Patiskadan perdeleri,
Rüzgar taşır etekleri,
Saksıları, çiçekleri…
Ah, kokuyor halâ.

Camlarına vururken,
Batan güneşin rengi.
Radyoda ince saz,
Söyler kalptekini.
Ne ruhun esrarı,
Ne aşkın kudreti.
Herkes öder gün gelir,
Payına düşeni.

Mahallenin afillisi,
Siyah meşinden ceketi,
Yara gibi gülümserdi,
Ah Eşref Abi.

Rakıyı susuz içerdi,
Sebahat ablayı sevdi,
Ortalığı duman etti,
Ah Eşref Abi.

İkisi de sahipsizdi,
Kimse bilmez neden bitti,
Kavuşmadan kaderleri,
Bu şarkı bitti, ah bu şarkı bitti.(heceses)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder